Sıcaklığından Bunalacağınız Dünya Kentleri

Bangkok-Tayland

Bu dumanlı ve nemli şehir, Dünya Meteoroloji Örgütü tarafından gezegenin en sıcak şehri seçildi. Bangkok’un yıllık ortalama sıcaklığı 27,7 derece. En sıcak günler Aralık ayının sonlarına ve Ocak ayının başlarına kadar uzayabiliyor. Dünyadaki bazı bölgeler Bangok’tan çok daha sıcak olmasına rağmen şehrin bu listede olmasının en önemli nedeni çok uzun süre sıcak kalabilmesi. Sıcaklık geceleri bile epey zorlukla düşer, böylece kesintisiz devam edebilir. Telegraph’ın belirttiğine göre Bangkok, sıcaklık bakımından “yıl boyunca oldukça rahatsız” bir yerdir.

Dallol-Etiyopya

Etiyopya’daki Afar Çöküntüsü bugüne kadar kaydedilmiş en yüksek hava sıcaklığı ortalamasının görüldüğü bölge. 1960-1966 yılları arası Dallol’da, gündüz vakti 37 dereceyi bulan sıcaklıkların yıllık ortalaması 35 derece. Yıl boyunca devam eden bu sıcaklar, 1960’lardan önce bir maden kasabası olan Dallol’u hayalet şehre dönüştürmüş. Büyüleyici hidrotermal aktivitelere sahip olan Afar Çöküntüsü’nde bulunan Dallol, aynı zamanda volkanik olarak aktif bir bölge ve aynı adı taşıyan volkan kasabanın çok yakınında. Isı her yerden bu bölgeyi işgal etmiş durumda

Tirat Zvi-İsrail

Tirat Zvi, deniz seviyesinden yaklaşık 221 metre yükseklikte bulunan Beit She’an Vadisi’ndeki bir kibutz. İsrail’de ortaklaşa kullanılan yerleşim bölgelerine “kibutz” ismi veriliyor. Sosyalizm ve siyonizmi pratik bir şekilde bir araya getiren kibbutizm, İsrail’e mahsus bir toplum hareketi. Yakındaki Ürdün Nehri, bölgeyi verimli kılmakla birlikte, vadi yaz aylarında sıcağın altında kavruluyor. Haziran 1942’de bu yerleşim yerinde görülen 53,8 derece; o güne kadar Asya’da ölçülen en yüksek sıcaklık değeriydi. Isıdan korunmak isteyen sakinlerin evlerinde havuzlar var ve her evde bir gölgelik bulunuyor.

Timbuktu-Mali

Timbuktu’nun geçmişi zengin bir hikayeye sahip. Eski Sahra ticaret yollarının kavşağındaki kent, bir zamanlar bir eğitim merkeziydi ve İslam’ın Afrika’ya yayılmasında önemli bir rol oynadı. Dünyanın en büyük eski el yazması koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapmasına rağmen Timbuktu, istikrarlı artan bir nüfusa sahip ve Sahra Çölü’nün sınırlarını yavaş yavaş aşmaya başladı. Şehir için çölleşme büyük bir endişe kaynağı, çünkü büyük kum tepecikleri kentin hemen yanında uzanıyor ve kimi zaman sokaklar kuma gömülüyor. Sıcaklıklar burada da çok yükselebilir ve 54,5 dereceyi görebilir. Bunu hafifleten tek şey olan Nijer Nehri’nin suları ise yaklaşık 25 km uzaklıkta.

Kebili-Tunus

Tunus’un merkezinde bir çöl vahası olan Kebili, ironik bir şekilde Kuzey Afrika sıcağından kaçmak isteyen insanların gittiği bir yer. Çünkü en azından burada gölge sağlayan palmiye ağaçları ve kendinizi içine atıp serinleyebileceğiniz su kaynakları bulunuyor. Bununla birlikte, yüksek sıcaklıklara hiç yabancı olmayan Kebili’de görülen 55 derecenin üzerine çıkan sıcaklıklar, Afrika’da kaydedilmiş en yüksek değerlerden bazıları. Kasaba, aşırı sıcak iklimine rağmen pitoresk görüntülere sahip ve görülmeye değer. İnsanlar, dünya üzerinde yürümeye başladıklarından beri burada yerleşim var. Kebili’nin 200 bin yıl kadar önce yerleşim yeri olarak kurulduğuna dair güçlü kanıtlar mevcut.

Ölüm Vadisi-ABD

Kaliforniya’nın Mojave Çölü’nde bulunan Ölüm Vadisi, Kuzey Amerika’nın en düşük, en kurak ve en sıcak bölgesi. 10 Temmuz 1913’te ölçtüğü 56.7 °C ile; ölçülmüş en yüksek hava derecesi rekorunun sahibi. Dünya Meteoroloji Örgütü, bu kaydın bir önceki sahibi Libya’daki El Azizia’daki hava ölçümünü geçersiz kılarak 2012’de yerine Ölüm Vadisi’ndeki bu kaydı geçerli kabul etti. Bu vahşi çöl manzarası yaşam koşullarının sınırlarını zorlamasına rağmen buranın da yerel sakinleri mevcut. Gece vakti vaşaklar, cüce tilkiler, ve çeşitli kemirgenler, vadinin yüksek rakımlarında otlayan koyunlara saldırıyor. Yağmurlar düştüğünde, kurumuş topraktaki hapishanelerinden kurtulan kır çiçekleri vadi tabanını bir mucize gibi kaplıyor. Vadi gizemli yürüyen taşlara da ev sahipliği yapıyor. Kimsenin nasıl hareket ettiklerine tanık olmadığı bu taşların sırrı ancak yakın zamanda çözülebildi. Kendiliğinden 700 metre kadar ilerleyebilen taşlar, bu göl vadisinin tabanından çıkan suyun bir kısmının aşırı soğuklarla buz tutması ve bu buzun da rüzgarla su üzerinde hareket etmesiyle çamurda sürtünme izlerini bırakarak ilerliyorlar.

Rub’ al Khali-Arabistan Yarımadası

Dünyanın en büyük kum çölü olan Rub ‘al Khali, Suudi Arabistan, Umman, Yemen ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden oluşan Arap Yarımadası’nın yaklaşık üçte birini kapsıyor. Anlaşılan, burası gittikçe ısınıyor; hem sıcak hem de kupkuru. 56 dereceyi geçen yüksek sıcaklıkların kaydedildiği bölgede yıllık yağış miktarı üç santimden daha az. Rub ‘al Khali, insanlar için o derece yaşanması zor ki, yaşam desteği olmaksızın yürüyerek hiçbir zaman aşılamadı; ta ki 2013 Şubat’ında Güney Afrikalı üç kişi Alex Harris, Marco Broccardo ve David Joyce, Umman’dan başladıkları yolculuklarını 40 günün sonunda BAE’de tamamlayana dek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir