İzmir’de Mutlaka Gezilmesi Gereken 5 Tarihi Yer !

Saat Kulesi

İzmir’in sembolü olan İzmir Saat Kulesi, Osmanlı Padişahı Sultan II. Abdülhamid’in tahta çıkışının 25’inci yıldönümü kutlamaları dahilinde 1901 yılında inşa edilmiştir. İzmir Valisi Kıbrıslı Kâmil Paşa, oğlu Bahriye Mirlivası Said Paşa ve Belediye Reisi Eşref Paşa’dan oluşan bir komisyon tarafından yaptırılmıştır. Yapıda kullanılan Kuzey Afrika’ya özgü sütun başlıkları, at nalı kemerler ve yapının cephelerinin hiç boşluk bırakılmayacak şekilde doldurulması, kökeni Kuzey Afrika ve Endülüs’teki yapılarda bulunabilecek olan bir mimari anlayışa sahip olduğunu gösteren oryantalist üsluba işaret eder.

Gövdenin dört bir tarafında, orta yerinde açılmış at nalı kemerli küçük nişli balkon görüntüsü veren unsurlar görülür. Bunun üzerinde, Doğu ve Batı yönlerinde birer Osmanlı arması, Kuzey ve Güney yönlerinde ise Sultan II. Abdülhamit’in tuğraları kabartma olarak yapılmıştır.

Gövde üzeri, içleri beş kollu yıldızlarla doldurulmuş baklava dilimli kabartmalarla bezenmiştir. Gövdenin üst bölümü üç sıra mukarnasla genişletilmiş ve dış yüzüne dört adet 75 cm. çapında saat konulmuştur.

Tarihi Asansör

Ülkemizin en önemli kentlerinden ve Ege’nin incisi, her konuda lokomotif kenti İzmir için yaşayanlarından çok sevdalıları konuşulur. Bir gün İzmir’e yerleşmek isteyenlerin oluşturduğu büyük bir hayran kitlesine her yerinden farklı duygularla göz kırpan İzmir, diğer büyük ve tarihi şehirler gibi hem tarihi eserleri hem turistik gezi noktaları turizm sektörü için de önemli bir kenttir. Agorasından tarihi Kemeraltı Çarşısı’na kadar akla gelebilecek her türden eserde olduğu gibi İzmir Tarihi Asansör için bağrına bastığı değerlerdendir.

155 basamaklı merdivenle bağlantılandırılmış Asansör, semtinin aşağı ve yukarı bölümlerini, Mithatpaşa Caddesi ile Şehit Nihat Bey Caddesi’ni dönemin evrensel teknolojisi ile birbirine bağlayarak, iki aks arasındaki ulaşımı kolaylaştırmak amacı ile gerçekleştirilmiş sokak asansörüdür.

Tarihi Kemeraltı Çarşısı

Kemeraltı, dünyanın en eski şehirlerinden İzmir’de, dünyanın en eski pazar yerlerinden birisi. Birçok tarihi mekânı kucaklayan İzmir’in 2 bin 400 yıllık Kemeraltı Çarşısı, Helenistik dönemden beri kentin alışveriş merkezi. İstanbul Kapalıçarşı’dan 1.500 sene daha eski. İpek Yolu’nun bir ucundan getirilen Doğu’nun egzotik malları buradaki hanlara indirilir, Ceneviz tüccarları aracılığı ile de limandan gemilere yüklenerek ihraç edilirdi.

İki yüz yıl önce Batılı gezginler tarafından “Akdeniz’in mücevheri” olarak tanınan İzmir’in kalbi Kemeraltı, İzmir gezilecek yerler denince aklan gelmesi gereken ilk yerlerden. Şehrin tarihi, kültürel ve mimari öğeleri, hanları, hamamları, camileri ve eski İzmir evleriyle eski şehir dokusunu yaşatan bir semt burası. Doğu’nun ve Batı’nın mallarının buluştuğu hanlarıyla Kemeraltı, antik dönemlerden bu yana Ege’nin en önemli ticaret noktalarından biriydi.

İzmir’in tarihi kadar eski Kemeraltı Çarşısı, MÖ 330’larda Büyük İskender’in Kadifekale yani Pagos Tepesi’ne inşa ettiği kalenin kurulup surlarının genişletilmesiyle canlanmaya başlıyor. O zamanlar İzmir Körfezi içinde bir de iç liman bulunuyordu. İpek Yolu’nun batı ucundaki ticaret merkezi İzmir’de liman, Hisar Camii’nin bulunduğu bölgeye kadar gelirdi.

Agora Açık Hava Müzesi

Agora etimolojik olarak şehir meydanı, çarşı, pazar yeri demektir. Ticarî, adlî, dinî, siyasî fonksiyonları olan agora, sanatın yoğunlaştığı, felsefenin temellerinin atıldığı; stoaların, anıtların, sunakların, heykellerin bulunduğu yerdir. Tüccarların kalbidir. İzmir’in Namazgâh semtinde bulunan agora, Roma Döneminden (M.S. 2. yüzyıl) kalmadır ve Hippodamos şehir planına göre merkeze yakın yerde üç kat halinde inşa edilmiştir. İzmir agorası İon agoralarının en büyük ve en iyi korunmuş olanıdır. İzmir’de (Smyrna) Kadifekale (Pagos Dağı) eteklerinde kurulu olan İzmir Agora’sı, kentin devlet agorası olarak kullanılıyordu. Bu devlet agorası, kuzey yönünde bulunan geniş bir cadde ile de limandaki ticaret agorasına bağlanıyordu. İzmir Agora’sı kent içindeki en büyük devlet agorasıdır.

Efes Antik Kenti

Efes Antik Kenti, İzmir‘in Selçuk ilçesinde bulunuyor. Tarihte tamamen mermerden yapılan ilk şehir olan Efes (Ephesus), UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alıyor. Geçmişi MÖ 6000 yıllarına dayanan şehri, efsaneye göre Amazon adıyla bilinen savaşçı kadınların kurdu. İsmini ana tanrıça anlamına gelen Arzawa Krallığı’ndaki Apasas şehrinden alıyor.

Zamanında ünlü bir liman kenti olması şehrin ticaret, kültür ve sanatta hızla ilerlemesini sağladı ve o dönemin en varlıklı şehirlerinden biri haline geldi. Şehrin her yanında görkemli tapınaklar, bölgenin en büyük kütüphanesi ve felsefe okulu kuruldu. Zaman içerisinde nehirlerin getirdiği alüvyonların limanı doldurmasıyla denizden uzaklaşan Efes, ticari gücünü yavaş yavaş yitirmeye başladı. Sonrasında yaşanan büyük bir deprem ihtişamlı günlerini geride bıraktı.

One thought on “İzmir’de Mutlaka Gezilmesi Gereken 5 Tarihi Yer !

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir